Manşet

Asparagastan doğan ödül: Nobel hakkında her şey


Background
share close
Dünyanın en prestijli ödülü olan Nobel’in yanlış bir manşetten doğduğunu biliyor musunuz? Nobel ödüllerini belirleyen enstitülerden biri olan İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden Erdinç Sezgin’le, 1901’den bugüne kadar verilen ödülün tarihçesini ve bu yılki ödüllerin perde arkasını, tartışmaları konuştuk.
Kemal Göktaş
Podcasti dinlemek için tıklayın.

Dünyanın en prestijli aynı zamanda tartışmalı ödülü olan Nobel ödülleri bu yıl 120. kez dağıtıldı. Dinamitin mucidi Alfred Nobel adına 1901 yılından beri verilen Nobel Ödülleri’ndeki heyecan dalgasını bu yıl kadınlar yarattı.

Fizik, kimya ve edebiyat alanında ödüller kadınların oldu. Emmanuelle Charpentier ve Jennifer A. Doudna, Kimya alanında Crispr-Cas9 genom düzenleme tekniğinin geliştirilmesindeki çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü. Nobel Fizik Ödülü ise “kara deliklerin keşfine katkı sağlayan çalışmalarından Amerikalı gökbilimci Andrea Ghez’in de aralarında olduğu üç kişi arasında paylaştırıldı. Diğer iki isim şöyle: Roger Penrose, Reinhard Genzel.

Nobel Edebiyat Ödülü şair Louise Glück’ün olurken, Barış Ödülü’nü ise Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak faaliyet gösteren Dünya Gıda Programı (WFP) kazandı.

Hepatit C virüsünün keşfine sağladıkları katkı nedeniyle Amerikalı bilim insanları Harvey J. Alter ve Charles M. Rice ile İngiliz viroloji uzmanı Michael Houghton de Tıp Ödülü’ne layık görüldü.

 

Ödüllere karar veren 4 kuruluş

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve fizyoloji veya tıp alanlarındaki çalışmalar nedeniyle veriliyor. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi fizik, kimya, ekonomi alanındaki ödülleri, Karolinska Enstitüsü Fizyoloji veya Tıp alanındaki ödülleri ve Norveç Nobel Komitesi edebiyat alanındaki ödüllere karar veriyor. Ödüller her yıl 7-14 Ekim tarihleri arasında açıklanıyor.

Nobel’in 120 yıllık geçmişini ve bu yılki çalışmaları ödülleri belirleyen enstitülerden biri olan İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden Erdinç Sezgin’le konuştuk.

 

Alfred Nobel’i yıkan manşet
Nobel Ödülleri nasıl belirleniyor?

Nobel’in önce bir tarihini anlatayım isterseniz. Ödülün adı Alfred Nobel’den geliyor. Dinamiti bulan ve kimya alanında birçok buluşa imza atan birisi. Hikayesi çok ilginç. Alfred Nobel’in kardeşi (Ludving) ölüyor. Fransız bir gazete bunu Alfred Nobel ölmüş gibi algılıyor ve “Milyonların ölmesine sebep olan buluşu yapan Alfred Nobel öldü” diye manşetine taşıyor. Alfred Nobel bunu görünce yıkılıyor tabii. Ölümünden önce de böyle bir vasiyette bulunuyor, ben öldükten sonra adıma bir ödül verilsin. Alfred Nobel’in bilimsel buluşları çok önemli tabii. Dinamiti buldu diye onu canavarlaştırmak da doğru değil, ama adına ödüller var dile çok iyi bir karaktermiş gibi görmek de doğru değil ama yani bilimcinin işi aslında çoğu zaman sonuçlarını düşünmek ama…

O gazetedeki manşet çıkmamış olsaydı Nobel böyle bir şey yapar mıydı bilmiyoruz tabii ki. Yani bundan dolayı bir günah çıkarma olabilir.”

 

Bilimsel unvan, madalya ve 1 milyon dolar
Nobel niye ve nasıl bu kadar önemli hale gelmiş yıllar içerisinde?

Nobel ilk çıktığında çok büyük bir para ödülü ile geliyor, hem altın bir madalya veriyorlar hem bilimsel bir titr. Hem bir ödül almış oluyorsunuz hem de bunun yanında direkt size yaklaşık bir milyon dolar değerinde bir para ödülü veriyorlar. Yani bu kadar büyük bir para ödülü hiçbir zaman yok. İlk başlarda çok cazip olan bu para ödülü.

Ödül komitesinde büyük bir baskı da oluyor tabii bu kadar para verecekler. O dönem Amerikalılar ‘Nobel İsveç’e prestij yerine iyi prestij yerine kötü bir itibar getirecek çünkü çok yanlış kişileri seçecekler’ diyor. Nobel Komitesi de bunu yok etmek için adayları uluslararası camialardan topluyor. Ve sonra panellerde karar veriyorlar kimin alacağına. İlk beş on yıl içerisinde de çok çok prestijli isimler ödül almaya başlayınca giderek tarihsel bir değeri olmaya başlıyor. Ama en başına gidersek sanırım çok yüksek miktarda bir para ödülü verilmesi bunu prestijli yapan en büyük sebeplerden biri.

Nobel ödülü, doğrudan kişiye verilen bir para, araştırma için harcama koşulu yok. Herkes farklı harcıyor. Kimileri bir yere bağışlıyor. Bazıları yat alıyor, ev yaptırıyor vesaire. Einstein mesela, Nobel ödülünü aldığında eski eşine ve çocuklarına bırakıyor. Max Planck aldığında bağışlıyor. Günümüzde bu bağış olayı biraz daha azalmaya başladı ama eskilerde bağış olayı çok daha popüler bir şeydi.”

Hepatit C’nin bulunuşu
Bu yılki ödüllerde dikkat çeken şey tek kişiye değil de birlikte ya da o alanda çalışan bilim insanlarına ödül verilmesi. Tıp alanında Hepatit C’nin keşfine ödül verildi. Kimler aldı bu ödülü?

Genel olarak bilim alanında bir kişinin alması artık çok eskide kaldı.

Bu yıl alanlar üç kişi. Bu üç bilim insanı Hepatit C virüsünü bulan insanlar. Hepatit C’yi nasıl buluyorlar? Önce şempanze ile çalışıyorlar.

İnsandan şempanzeye kan aktarımıyla virüsün aktarılabileceğini görüyorlar.

Bu, birçok şeyi değiştiriyor. Bu demek oluyor ki eğer siz birine kan verirseniz, sizdeki virüs başkasına aktarılır. Bu üç araştırmacı virüsün tanımını yapıyor.

Şu anda tanımı yapılabildiği, insandan insana nasıl geçtiği bulunduğu için neredeyse bitmek üzere hepatit C virüsü.

Tıp ve fizyoloji alanına baktığınızda genelde bu araştırmalar otuz yıl kırk yıl önce yapılmış araştırmalar.

Şu anda özellikle fizyoloji ve tıp alanında alanlar yirmi otuz yıl önceki bilimsel camiayı temsil ediyorlar.

Yani, yirmi yıl otuz yıl sonra ödüller cinsiyet olarak büyük ihtimalle biraz daha dengelenmiş olacak.

 

Genetik makas
Nobel Kimya Ödülü’nü bu yıl iki bilim kadını aldı:  Emmanuelle Charpentier ve Jennifer A. Doudna. Hangi alanlarda çalışıyorlardı?

İkisinin ilk çalışma alanı bakterilerin savunma mekanizması. Bakterilerin en önemli tehdidi virüsler. Bakterileri öldürüyorlar.

Bakteriler de bu virüslere karşı bir savunma mekanizması geliştiriyorlar. Virüslerin genetik yapısını kendi genetik yapısına koyuyor ve bir sonraki gelişinde virüsü nötralize edebiliyorlar.

Bunu anlamaya başladıktan sonra bu bakterilerin defans sistemini, bağışıklık sistemini, başka bir şekilde kullanabilir miyiz diye bakılıyor. Bunu genom genom tasarım haline getiriyorlar.

Genom hücremizin, her hücrenin içerisinde bulunan genetik materyalin toplamı.

Bu genetik diziler ikili sarmal şeklinde olan şeyler. Bunlar küçük küçük yapılar. Bunlara bazlar diyoruz. Bazlardaki mutasyonlar hastalıklara sebep oluyor. Belirli bir genom bölgesinin belirli bir yerini kesmek istiyorsanız çok zor bir işlem. Özel bir bölgeyi kesip onu düzeltmek mümkün değildi bu teknolojiden önce. Bunlar bu bakterinin bağışıklık sistemini kullanıyorlar. Buldukları Crispr-Cas sistemiyle şu anda istediğiniz memeli hücresinde istediğiniz genetik bölgeyi değiştirebiliyorsunuz.

Bilimsel bir devrim
Peki bu sistemin faydası nedir?

Bilimsel olarak büyük bir devrim bu. Çünkü şu anda hücre biyolojisi yapan bütün laboratuvarlarda kullanılan bir sistem.

Mesela biz belirli bir proteinin fonksiyonuna bakmak istiyorsak bu sistemi kullanarak o proteini ortadan kaldırıyoruz ve bakıyoruz hücrede neler oluyor.

Şu anda tıp alanına girdi mi, girdi tabii ki. Mesela kanser mutasyonları gibi çok çok büyük mutasyonlarda. Fazla mutasyon varsa, biraz daha işimiz var. Ama özellikle tek bir mutasyonsa, bunu düzeltmek daha kolay. Diğer birçok hastalık için de test ediliyor. Bu gen düzenleme işi 10 – 20 yıl içinde daha da verimli hale gelecek ve birçok tek mutasyondan sebep olan hastalıklardan kurtulabileceğiz mesela.

Kanser şu anda en büyük aday.

Tek kişiye ödül vermek absürt
Böyle bir keşfi, bir anda birileri yapmıyor, bir birikim üzerinden ilerliyor. Ödül verirken ayırt edici olan nedir?

Nobel ödüllerinin eleştirilme sebeplerinden biri de bu aslında, bir takıma verilmiyor iki kişiye veriliyor mesela.

Şimdi, iki tane bilim kadının alması bizi çok mutlu ediyor tabii ki  kadının bilimdeki yeri giderek  belirginleşiyor.

Ama onun yanında Nobel ödülünün karakteri bu. Yani birkaç kişiye veriliyor, en fazla üç kişiye veriliyor, üçe bölünüyor. Ama bir başka yönü de var; ödülü alan insanlar genelde laboratuvarların başkanları.

İşleri yapanlar doktora öğrencileri. Bunların hiç adı geçmiyor.  İlk yazarları, yani işi yapan kişilerin adını bile bilmiyoruz bazen. Genelde son yazara odaklanılıyor. Bu bilimsel yöntemin altını kazıyorlar çünkü bilim artık grup işi hatta bir grup da değil, grupların işbirliği yaparak ilerlettiği bir şey bilim. O yüzden bilimde tek kişiye vermek, giderek absürt bir hal alıyor.

 

İki bilim kadının zaferi

Bunun dışında tabii, çok daha büyük politik bir problem var bu seneki ödülde. Emmanuelle Charpentier ve Jennifer A. Doudna’ya verilen ödülle ilgili çalışmanın patenti olarak MIT’ye verildi. İki bilim insanı  Kaliforniya Üniversitesi’nden. MIT’den başka bir grup da mühendislik olarak memeli hücrelerin de gen gönderebilir miyiz vesaire, bunu yapan ilk grup. Ama tabii  Charpentier ve Doudna  daha önceden bunu bulmuşlar zaten.

Mekanizmayı bulmuşlar, uygulama kısmını hem MIT’deki bir grup yapıyor.

Sonra patent kavgası başladı ve dört beş yıl sürdü. Sonunda MIT’ye verildi patent.

Patenti alanlar Nobel ödülünü alamadı. Bence zaten haklı olan da bu, benim kişisel görüşüm. Çünkü onlar sadece uygulamasını buldu

kimya ve temel bilim işlerini bu iki bilim insanı yapmıştı zaten.

Ama bu da bir olay oldu tabii ki, neden onlara verildi verilmedi gibi… Böyle bir tartışma da oldu.

 

Kara deliğin sırrı
Bir de fizik ödülleri var. Bu en gizemli ve en merak uyandırıcı, kara deliklerle ilgili. Neyi buldu ödül alan insanlar?

Evrendeki en büyük sır kara delik. Kara deliği düşünürken böyle kara bir delik gibi düşünmemek lazım. Zaten kara delik adı da ilk başlarda bu bahsedilen olayla dalga geçmek için bir gazetecinin verdiği bir, “o zaman buna kara delik diyelim” deyip dalga geçiyor ve öyle kara delik kalıyor. Kara delik, ışık düşünün, çok büyük bir kütleyi çok küçük bir alana sığdırdığınızda ortasına tekillik deniliyor, singularity yani tekillik. Burada ne olduğunu hiç kimse bilmiyor. Sonra kara deliğin bir de bir sınırı var. bu sınıra işte ya ufuk çizgisi deniyor, ufuk sınırı, event horizon, olay ufku Ya da buna aslında Schwarzschild mesafesi de deniyor, bunu bulan bilim insanı Schwarzschild. Bu mesafeden sonra hiçbir şey artık kara delikten çıkamıyor. Herhangi bir şey bu kara deliğe girdiğinde, buradan çıkış yok. Bu nasıl işimize yarıyor? Şimdi birincisi, kara delikler bir yanlış algı var, kara deliğin bir tarafından gireceğiz, diğer tarafından kim bilir nereden çıkacağız! O, solucan deliği, kara delik değil. Ama kara deliğe girildiğinde ne olacağı bilinmiyor. Bu delikler acaba transportasyon için kullanılabilir mi gelecekte bu bilinmiyor. Ya da kara deliğe giren nesnelere oluyor? Çünkü her nesne şu anda biz tanımlıyoruz, mesela benim elimde bu bardak var, gösteriyorum, diyorsun ki sen, bu beyaz, mavi, işte bir şekli var. Ama bu şekil çok nesnel ama bir kuantum bilgisini alabildiğimizde, bu kuantum bilgisi kaybolmuyor. Siz bu bardağı ne yaparsanız yapın, bunun bir kuantum bilgisi var. Ama, bu nesneler kara deliğe girdiğinde kuantum bilgisine ne oluyor bunu da bilmiyoruz. Yani asıl gizem şu ki yani kara deliklerin ne yaptığını bilmiyoruz, maddelere orada ne olduğunu bilmiyoruz. Ve ilerde bu kara delikler bir şey için kullanılabilir mi, bunu da bilmiyoruz. Nihayetinde ama eğer kara delikler söylenildiği kadar yaygınsa, ki bazı bilim insanları galaksilerde yıldızlardan çok kara delikler olduğunu düşünüyor. Kara delikleri anlamak galaksiyi anlamının tek yolu.

 

Cinsiyetçilik düzelecek

Nobel ödülündeki bu cinsiyetçilik de giderek düzelecek, onu da düşünüyorum.  Ama bir de şunu da söylemek lazım Nobel ödülünün bu kadar popüler olması bilim açısından da iyi bir şey aslında. Çünkü yılda birkaç gün de olsa bilimsel bir şeyleri gazetelere taşıyan, haberlere taşıyan ve insanların bilim okumasını sağlayan bir şey Nobel ödülü. O yüzden de yani olabildiğince bilimi ne kadar haberlere taşırsak o kadar iyi bizim için.

Önceki bölümler
Post comments (0)

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *