HABER DOSYALARI

Diplomasını kiralayan mühendis anlatıyor: “Orada canlar yaşıyor. Ama mecburduk…”


Background
share close
Üniversiteden iki yıl önce mezun olan 28 yaşındaki inşaat mühendisi S.D., diplomasını neden ve nasıl bir anlaşma karşılığında kiraladığını, aldığı ücreti, yaptığı hatanın vicdani boyutunu Kısa Dalga Podcast dinleyicileri için anlattı. Yaptığının yanlış ama mecburiyetten alınmış bir karar olduğunu söyleyen S.D.  ‘Kiralık diploma sorununu, sektörün içinde bulunduğu diğer çıkmazlardan muaf şekilde ele almak doğru değil!’ diyor.

Pervin Metin
Kiralık Diploma Pazarı dosyasının tamamını dinlemek için tıklayın.

Pamukkale Üniversitesi’nin İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2018 yılında mezun olan S.D. 28 yaşında genç bir mühendis. O da birçok meslektaşı gibi diplomasını, 12 aylığına bir müteahhit firmasına kiraladı. Peki meslekten men cezası dahil olmak üzere çeşitli yaptırımları olan hatta sonu cezaevinde bitebilecek bu usülsüzlüğü neden yaptı ya da  kendi açıklamasıyla yapmak zorunda kaldı.

Kiraladım çünkü işsizdim

Evet ben de kiraladım. Üniversitedeki iş hayalinizle, bize orada anlatılanlarla, gerçek yaşamdaki iş potansiyeli birbirinden çok farklı” diye başlıyor anlatmaya:

“Üniversiteden mezun olduğumuzda zaten 3-4 aylık bir süreç iş aramamızla geçiyor, ki şanslı olan iş bulabiliyor. Firmaların tamamı deneyimli mühendis alıyor, deneyimli mühendis çalıştırmak istiyor. Fakat yeni mezunlar ne yapacak bunu düşünen yok. Ondan dolayı mecburen diplomayı kiralayıp hayatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Mezun olduktan sonra 8 ay işsiz kaldım. Bu süreçte de diplomamı kiraya verdim, yaşamımı aldığım o parayla geçindirmeye çalıştım. Şunu da söylemek isterim, üniversitede bize öğretilen şey sadece teorik, şantiye kısmına geçtiğinizde işler tamamen değişiyor. Okulda öğrendiklerimizi uygulamamız imkansıza yakın. Siyasi gücü olan veya maddi gücü olan bir kişi rahatlıkla iş bulabiliyor ama durumu olmayanın yapabileceği bir şey yok.”

Yıllık 15 bin TL hakkımız oluyor

Peki diplomasının karşılığında aldığı ücret neydi ve nasıl bir anlaşma ile kiraladı? Bir mühendisin 5 ayrı yerde şantiye şefliği yapma hakkı olduğunu söyleyerek şöyle devam ediyor: “Şantiye şefliği bedelleri 3 ila 4 bin TL arasında. Senelik ücreti bu. Bir tanesi 3 bin TL dersek yıllık 15 bin lira hakkımız oluyor sadece. Müteahhit firma ile zaten yapı ruhsatı çıktığı zaman görüşülüyor, imzalar atılırken parası alınıyor daha sonra iskan ruhsatı aşamasında imza kısmı oluyor. İmza atılıyor ve tüm iş bitmiş oluyor.

O inşaatın tamamından biz sorumluyuz ve denetleme hakkımız var. Orada çalışan personelden, iş sağlığı güvenliğinden, dökülen betonun kalitesine kadar hepsinden şantiye şefi sorumludur. Ama ülkemizde şantiye şefleri sadece kağıt üzerinde. Adresini bilmediği yere imza atan, hiç gitmeden inşaatı biten yerler vardır. Küçük bir şehirde yaşıyorum, burada herkes birbirini biliyor. Yapı ruhsatı aşamasında imzamızı attık, paramızı aldık. Daha sonra birkaç kere gittim, sadece gözlemledim. Bir yaptırım uygulatma imkanımız olmuyor. Yasal olarak hakkımız var ama ben öyle bir şey söylediğimde şantiye şefliğini bana yaptırmaz, başka genç yeni mezun bir arkadaşa imza attırır. Yani elimdeki işi kaybederim. Ama ülke şartlarında yaşamımızı geçindirebilmek için buna mecburuz.”

Diploma kiralamak daha kârlı

Bir mühendisi şirket bünyesinde fiili olarak çalıştırmak yerine, neden diplomasını kiralamayı tercih eder müteahhit firma. Şöyle açıklıyor S.D.:

“Ben mütehahhit firmada işin başında her gün çalışıyor olsam, bana aylık maaş vermek zorunda ve sigortamı yapmak zorunda. Bu da ekstra bir maliyet. Ondan dolayı şantiye şeflerini kiralayarak çözüyorlar. Daha karlı olduğu için diplomanızı kiralıyorlar. Biz diplomamızı kiraladığımız için gerçek anlamda her müteahhit reelde mühendis çalıştırmıyor. Ve elbette bunun da işsizlikte etkisi çok fazla. Evet işsizlikte görünen sorunlardan biri biziz ancak sadece diplomasını kiralayanların üzerinde kalması doğru değil. Yasalardaki açıklar, kurumlarda çalışıp dışarıdan iş yapan denetçiler, bunlar gibi bir sürü farklı etkenler var işsizlik konusunda.

Bir şey olursa diye korktum

“Şu anda kendi inşaat firmam var. O zaman yaptığım doğru değildi ama yapmak zorundaydım. Vicdan olarak da illaki düşündürüyordum. Orada canlar yaşıyor. Ama mecburduk bunu yapmaya. Yeni mezun bir inşaat mühendisinin hayalleri oluyor, okuldan mezun olduktan sonra para kazanma hırsına giriyorsunuz. Artık mühendissin ama piyasada iş bulamıyorsun. Baktığınız her yer 3-5 sene deneyimli mühendis alıyor. Ondan sonra hayalleriniz yıkılıyor. Daha sonra mecbur kalıp kiraya veriyorsunuz. Ben sadece işsiz kaldığım süreçte yaptım.  Ama o süreçte tedirginlik yaşadım. Ya bir şey olursa? Sonuçta insan eliyle yapılan binalar bunlar. İnsan hata yapabilir ve bu hatanın sorumluluğu bizde. En başta hesap sorulacak kişi şantiye şefi. Öte yandan en büyük sorunlardan bir tanesi de imar barışı. Deprem esnasında yıkılan bir bina ruhsatlı yapılıp, daha sonra kaçak kat çıkıldı. Buraya imar barışı yapıldı, bu bina yıkıldığında bunun sorumlusu kim olacak. O bina yapılırken şantiye şefi mi? En büyük sorunlardan biri de bu!. İmar barışından binlerce kaçak bina ruhsat aldı.”

Dosyanın tamamını okumak için tıklayın.

Önceki İçerik
Post comments (0)

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *