BAŞLIK SPOT

Fatih Polat: “Gazetecilik formülümüz: 5N1K + Marx’ın 11. Tezi”


Background
share close

Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Kemal Göktaş’a, Evrensel gazetesinin hikayesini, Metin Göktepe’nin öldürülmesinden sonra basının gösterdiği dayanışmayı ve Evrensel’in gazetecilik anlayışını anlattı. 

 

PODCASTİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

 

“Metin Göktepe öldürüldüğünde henüz 4 yıllık, yeni yeni demlenmeye başlamış bir gazeteciydi.  Metin’in öldürülmesinin ardından gazetecilik örgütlerinin ve gazetecilerin davasına istikrarlı biçimde sahip çıkması da Metin Göktepe’yi mesleki bir tutunma noktası haline getirdi.  Metin, basının geneli tarafından sahiplenildi. Mesleki etik içinde kendini ifade eden bütün köşe yazarları Göktepe davasını yazmıştı. 

“Muhalif basın kavramını kullanmayız”

Tam o nedenle de biz Evrensel için muhalif basın kavramını çok kullanmayız. Bugün merkez medya kavramını kullanmakta zorlansak bile, oradaki toplam birikimde bizim yapıp ettiklerimiz arasında temas noktası olması bakımından da bunu kullanmıyoruz.  Metin öldürüldükten sonra Gazeteciler Meclisi oluşmuştu mesela, halkın haber alma hakkı ile derdi olan pek çok gazetecinin müdahil olmasının bir sonucuydu o. Bugün de basın dayanışmaları örgütlüyoruz, Cumhuriyet davasında da Özgür Gündem nöbetçi genel yayın yönetmenliğinde de oldu ama o dönem daha makro bir dayanışmadan söz edebiliyorduk. O hala bizim geriye dönüp tutmamız gereken bir yerde de duruyor.

“5N1K + 11. tez”

Evrensel’in şöyle bir farkı vardı: Gerçek dergisinden gelen kadrolarla merkez medyanın çeşitli alanlarında çalışmış gazetecilerin, entelektüellerin oluşturduğu bir yapıydı Evrensel. O zaman yoları ayrıldı bu ekibin. Neden böyle olduğu, Türkiye muhalefetinin ve sol hareketinin toplam olarak yanıtlaması gereken bir soru. Ama ben şimdi şunu söyleyebilirim: Evrensel’in devam ettiği kadroları bakımından, bir fraksiyon bir siyasi parti gazetesi bağlamı içinde değil; işini düzgün yapan gazetecilik meslek ilkelerine sahip çıkan bir gazete yapmayı hedefliyoruz. Bizim gazeteciliği tarif etmek bakımından “5N1K artı 11. tez”  diye formüle ediyorum. Marx, 11. Tez’de “Filozoflar dünyayı çeşitli biçimlerde yorumlamaya çalıştılar ama asıl yapılması gereken onu değiştirmektir” der. Ama şunun bilincindeyiz: 11. Tez kaygısı 5N1K’yı baskılarsa gazeteciliğin ahengi uçup gidecektir. Bu formül 5N1K’yı baskılayan değil, dengeleyen bir yerde duruyor. Biz bunu yapmaya çalıştık. Evrensel’in bugünkü yazarlarının çok büyük bölümü politik referans noktası ile bağı olmayan yazarlar. 

Başka türlü bir şey…

Evrensel hep kağıt baskının yanı sıra  internet gazetesi olarak da devam etti. Çok yetenekli ve güçlü bir bilgi işlem ekibimiz var. Salgın döneminde de çok hızlı bir geçiş yaptık. Üç vardiya çalışıyor bir ekip, Daily Evrensel yapıyoruz, İngilizce. Çok iyi bir çevirmen havuzumuz var. İçinde tecrübeli gazeteciler akademisyenler rde var. Copy paste yayıncılığı ile değil onun dışında kendi ürettiğimiz özel içeriklerle bir yer tutmaya çalışıyoruz. Ama şunu söylemem gerek: Türkiye’deki potansiyelin gerisinde duruyoruz. Bir yeri tutuyoruz ama halkın haber alma bakımından bunun çok daha üzerine çıkmamız lazım. Bizim için hala ilk yazar kadrosunda da yer alan Can Yücel’in şarkı da yapılan şu dizesi geçerli: Başka türlü bir şey benim istediğim…Bu hala Evrensel’in hikayesinde bir yerde duruyor. Evrensel ileriye bakmak isteyen, öğrenmek isteyen bir gazete.

“90’larda gazeteciler öldürülüyordu, şimdi gazetecilik öldürülmeye çalışılıyor”

Evrensel’e daha ilk sayısına dava açılmıştı. Birinci sayfa çizerimiz İsmail Gülgeç’in ‘Entellektüel ayı’ isimli karikatür bandında  “çok mutluyum bizi hayvanlar yönetiyor” yazdığı için dava açıldı. 90’ların ilk yarısında çok fazla gazeteci cinayeti vardı.  Bugün gazeteci cinayetleri döneminde değiliz ama gazeteciliğin öldürülmek istendiği bir dönemdeyiz. Bakıyorsun, her gün bir dava. Erdoğan iktidarının performansı Türkiye basın tarihi içinde çok özel bir döneme imza attı. Ağın geniş bir atıldığı dönemdeyiz. Gazeteciliğin öldürülmek istendiği bir dönemdeyiz. 

“Gazeteciliğin gerçekle ilişkisi provoke ediliyor”

Bu dönem çeşitli davalar etrafında gazetecilik inisiyatifleri oldu. Bu bakımdan da bu dönemin bir özelliği var: Gazetecelir hala eğilmiyorlar.  Bir yandan şöyle düşünüyorum:  O kadar problematik baskı ortamı var ki mesleğin üzerinde. Bir kısmına yaptırılmıyor. Bir kısmında gerçekle kurduğu ilişki de provoke ediliyor. Pek çok gelişmenin hasımlık halinde okumasına da neden oluyor.”

Tagged as: , , , , , , .

Önceki İçerik
Post comments (0)

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *