KORONAVİRÜS GÜNCESİ

Koronavirüs Güncesi 6 – Sağlık çalışanları anlatıyor: “Yaşatırken ölmek istemiyorum”


Background
share close
Yaklaşık bir haftadır her akşam saat 9’da Türkiye’nin her yerinden alkış sesleri yükseliyor. Alkışlananlar sağlık çalışanları. Ne yazık ki bu salgın günlerinde işin bir de aması var. Nazan Özcan, temizlik görevlisi, hemşire, doktor ve sendikacılarla insanlığın virüse karşı savaşında cephenin en önünde olanlarla konuştu:
* Alkışa değil, koruyucu ekipmana ihtiyacımız var.
* Üç katlı bez maske veriliyor bu, o da bulaşıcı hastalıktan bizi korumaz. Bone yok, maske yok, önlük yok. Doğru düzgün temizlik yapılamıyor.
* El dezenfektanı kesinlikle yok. Sadece sabunla yıkıyoruz ne kadar korursa.
* Hepimiz tedirginlik hissediyoruz, henüz vaka sayıları patlamadan, ruhen yıkıldık.
* Sağlık çalışanlarının sağlığını koruması şu açıdan çok önemli. Hasta sayıları arttığında biz yüzde 30-40 oranında sağlık çalışanları da bu hastalığa yakalanıyor.
* Bakanlık salgın başladığında plan yapması gerekiyordu, bizim gördüğümüz o planları yapmadılar, ya da o planlar tutmadı.
* Biz korona kapacağımızdan eminiz. Zaten bizim çalışma koşullarından kapmayacağımızı düşünmek mümkün değil. Aile hekimlerinin sık sık duyacaksınız kaptıklarını.
* Hastalar da bilmiyor, bakanlık da bilmiyor ne yaptığımızı. Ben de bilmiyorum. Ne yapacağımız belli değil. Hiçbir algoritma çalışmıyor gibi.
* Biz hastaları izole etmeye çalışıyoruz. Tarama testi kullanma şansımız yok. Soru işareti var kafamda.
* Yaşatırken ölmek istemiyoruz diye bangır bangır bağırıyoruz ama kimsenin umurunda değil gibi.
* Savaşta öne atılmış gibi hissediyorum kendimi, hiçbir şeyi olmayanlar gibi hissediyorum.
* Şu an 20’ye yakın arkadaşımız da çeşitli hastanelerde enfekte olduğunu biliyoruz. Karantinaya alınan oldu.
Önceki bölümler