İLHAM VERİSİ

Krizler çağında bir dayanışma hikayesi: Göçmen Kadınlar


Background
share close
İlham Verisi’nin konukları Göçmen Kadınlar Dayanışma Platformu’nun kurucularından Pınar Erbaş Erdurmaz ve Esra Pencereci.

Melis Tufur

Esra Pencereci, İrlanda Dublin’de, Pınar Erbaş Erdurmaz ise Kanada Montreal’de yaşıyor. İki kadının göçmenlik hikayelerini, 31 bin 700 kişinin dahil olduğu Göçmen Kadınlar Dayanışma Platformu’nun kurulmasını, amacını, kilometrelerce uzaklıktaki kadın dayanışmasını anlattı.

Göçmen Anneler’den Göçmen Kadınlar’a

Göçmen Kadınlar Dayanışma Platformu’nun kendi internet sitesindeki hikayesi özetle şöyle: “Göçmen Kadınlar Facebook Grubu biri Montreal, diğeri Dublin’de yaşayan iki ‘eski beyaz yakalı, yeni göçmen anne’ tarafından, tamamen kendi bireysel ‘yurt dışında yol yordam öğrenme ve yalnızlığa bir çözüm geliştirme’ ihtiyaçlarından hareketle kurulmuş; zaman içinde uluslararası bir göçmen ‘kadın dayanışması’ platformuna dönüşmüş bir oluşumdur. Yola “Göçmen Anneler” olarak çıkılmış olsa da, kadın dayanışması için anne olmak şart olmadığından, grup zaman içinde “Göçmen Kadınlar”a doğru evrilmiştir.”

Platformun sitesindeki Göç Yolları Araştırması’na göre platformun katılımcılarının büyük çoğunluğu (yüzde 59) 35-44 yaş arasında;  yüzde 25’i ise 25-34 yaş grubunda.

Katılımcıların neredeyse yüzde 90’ı anne ve ağırlıkla 1 çocuklu anneler. Annelerin yüzde 35’inin 0-3 yaş arasında bebeği, yüzde 42’sinin ise 4-12 yaş arasında çocuğu bulunuyor.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 55’i üniversite mezunu(2 veya 4 yıllık),  yüzde 40’ı ise yüksek lisans ve üzeri eğitim seviyesine sahip. Türkiye’de yaşayan bütün kadınlarla kıyaslandığında, üniversite ve üzeri eğitime sahip olma oranı yaklaşık 9 kat daha fazla.

“İlk başta balayı dönemi yaşanıyor”

Esra Pencereci, 2017 yılı araştırmasından yola çıkarak, “Beyin göçü olarak tabir edilen bir göç söz konusu. Bu nitelikte göç eden kadınlar çoğunlukta platformda. Yüzde 94 oranında çalışan kadınların kariyerlerini sekteye uğratmayı göze alarak, çoğunlukla eşlerinin işi sebebiyle taşındıklarını görüyoruz. 2017’deki sonuçların çok da değişmediğini söyleyabiliriz” diyor.

Peki göçmen kadınlar bir kariyer krizi yaşıyor mu?

Pınar Erbaş Erdurmaz, şöyle yanıtlıyor: “Kariyer krizi hepimiz yaşıyoruz. Ama sadece kariyer krizi değil. Göçmenlik aslında ruh halinde de krize neden oluyor. Grupta her kesimde kadın var. Kariyerdeki kimlik kaybı, hayattaki kendini tanımladığın noktaya dair bir kimlik kaybı…  Kariyer en üstteki sorunlardan değil. Göçmenlikte ilk başta bir balayı dönemi yaşanıyor. Herkes önce kendi turist sanıyor. Ne zamanki bu tatil değil ben burada yaşamaya geldim diyorsunuz o zaman kaygılar öne çıkıyor.  Ne yapacağım ben derdine düşebiliyorsunuz.”

Esra Pencereci ise “Kendine doğru yolculuk yapma fırsatı buluyorsunuz” diyor ve şöyle devam ediyor:

“ Türkiye’de yeni meslek edinmek, toplumun beklentilerin dışına çıkması konusunda bu kadar cesur olamayabiliriz. Göçmen olduktan sonra yeni hayat kurmakla ilgili içimizden gelen sesi dinlemek daha kolay olabiliyor. Depresif bir dönemin ardından tekrar yüzeye çıkma ve yeni hayat kurma hikayesi çok yaygın.”

Araştırmaya göre, Kadınlar Avustralya, Hollanda ve Kanada’da nispeten daha memnun hissediyor. Katar, Yunanistan, İtalya’da da daha az memnunlar. Pınar Erbaş Erdurmaz, bu sonucu şöyle yorumluyor: “Memnun olunan ülkeler yoğun göç alan ülkeler. Göçmenleri görmeye alışık olan ülkeler. Sosyal devletler. Buraya göç edenler daha destekli bir hayata adım atıyorlar.”

 

Önceki bölümler
Post comments (0)

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *