Prof. Dr. Ayşe Buğra: İşkence olarak tarif ettiğim durumda ayakta kalmamı edebiyat sağladı

Prof. Dr. Ayşe Buğra: İşkence olarak tarif ettiğim durumda ayakta kalmamı edebiyat sağladı
PEN Duygu Asena Ödülü’nü alan Prof. Dr. Ayşe Buğra, “Osman ve ben; çağdaş yazarların ve tekrar tekrar okuduğumuz klasik eserler sayesinde ayakta kaldık. Babamın da etkisiyle edebiyatın yüceltildiği bir ödülü almak anlatamayacağım kadar önemli” dedi.


Duygu Asena anısına düzenlenen PEN Duygu Asena Ödülü, bu yıl Prof. Dr. Ayşe Buğra'ya verildi. Ödülünü düzenlenen internet konferansı ile alan Prof. Buğra,  "İşkence olarak tarif ettiğim durumda ayakta kalmamı sağlayan en önemli şey edebiyat oldu. Osman ve ben; çağdaş yazarların ve tekrar tekrar okuduğumuz klasik eserler sayesinde ayakta kaldık. Babamın da etkisiyle edebiyatın yüceltildiği bir ödülü almak anlatamayacağım kadar önemli” dedi.

Sözcü gazetesi yazarı Serpil Yılmaz, PEN ödül törenini yazdı. Prof. Ayşe Buğra, törende "Bu ödül, bir süredir içinde bulduğum zor zamanlarda karanlık günlerimi aydınlattı. Bu ödülü bir sabır ödülü olarak yorumlama eğilimindeyim. Kadınlar sabretmeyi çok iyi biliyor, yazmak da sabır gerektiren bir eylem” diye konuştu.

 Buğra, şunları söyledi:

"Türkiye kadınların çok büyük kısmının çalışma hayatının dışında kaldığı bir ülke. Aynı zamanda dünyada kadınların çalışma hayatında en düşük oranda yer aldığı bir ülke. Ücret ve işte yükselme eşitsizliği ayrı konu. Karşılaştırmalı uluslararası istatistiklerde yeni kullanılmaya başlanan ve eşitsizliğin kalıcı olacağını gösteren bir veri tabanını göstermek istiyorum. Türkiye'de 15-24 yaş arası ne çalışma, ne eğitim, ne de bir beceri geliştir programında olan gençlerin oranı yüzde 26. Bu oran OECD ortalamalarının çok üzerinde. Daha da çarpıcı olan 15-24 yaş arası erkeklerde aynı oran yüzde 20'nin altında, kadınlarda ise yüzde 30'un üzerinde."

Gündem